11-02-2013 tarihinde eklendi
Özgündüz'den gündeme dair açıklamalar


Dünya,bölge ve ülke  gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz önemli mesajlar verdi.

Bahreyn ve Suriye gerçeği

Suriye ve Bahreyn'de yaşanan sorunlara değinen Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Batı'nın bu iki ülkede çelişkili davrandıklarını söyleyerek, "Suriye’de ekseriyet nizamın tarafındadır, Bahreyn’de ise halk nizamın değişmesini istiyor. Beşar Esad diyor ki, gelin seçim yapalım, uluslararası gözlemciler de her bir sandığın başında dursun, halk kimi istiyorsa, o seçilsin, ama muhalefet biliyor ki bu durumda tekrar Esad seçilecek, bu nedenle bu teklife yanaşmıyor.

Bahreyn'de ise halk savaştan yana değil ve iki senedir halk sokaklarda olmasına rağmen tek bir silah bile kullanmamıştır. Dünyada hiç bir devrim hareketi Bahreyn'deki kadar barışçıl olmamıştır. Ama ne ilginçtir ki dünya onlara hiç hak vermiyor. Krala seçim yapması için seslenen yok, Bahreynliler artık kraldan vazgeçmiş durumdalar, kral yerinde otursun, krallığını yapsın, halk kimi isterse onu seçsin istiyorlar. Ama buna da yanaşan yok. Bu nasıl bir ikilemdir? Demokrasi istemiyor musunuz? Buyurun gelin, Suriye'de de seçim olsun, Bahreyn'de de, halk kimi isterse onu seçsin. Sizin derdiniz demokrasi falan değil, bu ikilem sizin yalan söylediğinizin delilidir." dedi.

Kahire'de yapılan üçlü zirvenin eksik cümlesi

Mısır'da yapılan zirveye de değinen Özgündüz, Suriye'de kanın durması için öncelikle muhalefete silah desteğinin kesilmesi gerektiğini belirterek: "Mısır'daki toplantıda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ve İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, öncelikli olarak Suriye'de kan akmamalı diye görüş birliği içinde oldular. Fakat bir cümle eksik kaldı o görüşmede ya da basına yansımadı, keşke şu cümleyi de ilave etseydiler; "Suriye'de silahlı mücadele verenler, Suriye'yi tahrip ediyorlar ve teröristtirler, onlar silahı bırakmalı, sonra da seçime gidilmeli. Aynen kendi ülkemiz için de, önce teröristin silah bırakmasını istediğimiz gibi.

Fakat Suriye’de iki taraf da silahı bıraksın istiyorlar. Devlet silah bırakamaz. "Türk ordusu silah bıraksın barış imzalayalım" deseler, böyle bir şey olabilir mi? Türkiye'de olamayacağı gibi, orada da olamaz. Ancak, devlet silahını halka doğrultmaz. Devlet teröristi silah ile yerine oturtur, bu da devletin hakkıdır. Terörist silahını bırakacak ve gelip siyasi taleplerini söyleyecek.  İşte o zaman ben, demokrasi isteyen o vatandaşın tarafında olurum. Buyur gel sen de ol. Gelmiyorsan, o zaman ikili oynamayacaksın, tezat içerisinde olmayacak ve çelişkili davranmayacaksın. Bana göre doğru çizgi budur.

Cumhurbaşkanımızın sözlerinin altına imza atıyoruz

Cumhurbaşkanımızın Üçlü Zirve'de yaptığı konuşmada, "Bölgede barış ve istikrarın önündeki en önemli engel İsrail'dir" dedi, ağzına sağlık Cumhurbaşkanımızın, doğru sözdür, imzalıyoruz, yaşasın doğru söz. İsrail tümörü yok olmadıkça bölgede barış ve huzur olamaz." dedi.

Bulgaristan'da öldürülen İsrail vatandaşlarını Hizbullah'ın öldürdüğünün iddia edilmesine de tepki gösteren Özgündüz, Türkiye'de ve İran'da öldürülen bilim adamlarının kimler tarafından öldürüldüğünün bilindiğini vurgulayarak, "Dünya da İsrail'den büyük terörist yoktur." dedi.

Ordu yıpratılmamalı

Türkiye'de ordunun yıpratılmasına yıllardır karşı çıktığını söyleyen Özgündüz, Erdoğan'ın sözlerine destek vererek: "Sayın başbakanımızın orduyu, askerimizi demoralize edecek şeylerden uzak durmalıyız, ordunun iskeleti ile fazla oynamamalıyız sözüne de aynen katılıyorum. Eskiden beri, hatta kırk seneden beri söylediğim budur. Sizin, ordunuzun gücü kadar saygınlığınız olur dünyada, bir ülkenin, bir milletin gücü de onun silahlı kuvvetleridir. Sen onu darmadağın edersen, onunla mücadele edenleri davul zurna ile karşılarsan, sen "zillete adayım" demiş olursun.  Yanlışlar varsa kanunla düzeltin, ama kendi kolunuzu kesmeyin." dedi.

Sömürgecilerden bize dost olmaz

"Sıfır Sorun" politikasının başarılı olamadığını söyleyen Özgündüz, "Siz sıfır sorun dediniz, etrafımız tamamen düşman oldu. Rum bizimle dost oldu mu, olmadı. Ermeni bizimle dost oldu mu, olmadı. Hem de onlara karşı çok yumuşak siyaset izlememize rağmen." dedi.

"Dışişleri bakanımız nereden icap ettiyse bir söz sarf etti. Bilgili, engin duruşlu olduğunu düşünürdüm. “Suriye İsrail'e neden bir taş bile atmadı" şeklinde bir cümle kurdu.  Türkiye dışişleri bakanı bunu söylememeliydi.  Bakın görün, sizi oraya karşı destekleyenler, hatta sizi oraya karşı kışkırtanlar da bu sözü kınadı. Siyaset böyle yürümez dediler." diyen Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, bu söylemin herkes tarafından esefle karşılandığını söyleyerek, "Bu sözün karşılığında bizlere uluslararası sularda, dokuz tane adamını göz göre göre ve haksız yere şehit ettiler, özellikle Türk olanları seçerek kurşun sıktılar, sen kanını aldın mı, sen ona bir tane taş attın mı diye sormazlar mı?  Önce git kendi kanını al, sonra gel bize söyle demezler mi? Başından çuvalı çıkardın mı diye sormazlar mı?

Türk hariciyesi çok yetkin kadrolardan oluşur.  Bu tür şeyleri meşveret ederek konuşsa dışişleri bakanımız bizi de çok sıkıntıya sokmaz. Bu tür sözleri ben duyuyorum birçok çevreden ve cevap vermekte sıkıntı yaşıyorum. Uluslararası konferanslarda bana, "Başkası söylemiş olsa neyse,  fakat siz neden bu şekilde konuşuyorsunuz?" dediklerinde ben cevap bulamıyorum. Sayın dışişleri bakanım, bir izah buyurun da ben de onlara cevap vereyim. İşte biz bunları yaptık, size de o yüzden bizim gibi olun demek istiyoruz diye. Verin bakalım cevabını. Ben cevap veremedim, siz cevabı verin, bende muhataplarıma ileteyim." dedi.

http://caferider.com.tr/ozgunduz-den-gundeme-dair-aciklamalar_h8558.html