23-07-2016 tarihinde eklendi
Suudiler neden Yemen’e saldırdı?


3.512 ölü, 6.500 yaralı, 95.00 mülteci; Suudilerin 26 Mart’tan beri sürdürdüğü Yemen saldırılarının bir aylık Yemen bilançosudur bu. 
Suud liderliğindeki on Arap ülkesinin katılımıyla kurduğu koalisyonun gariban Yemen’i bombalamasıyla 5 binden fazla ev, onlarca ibadethane, tarihi bina tahrip edilmiş, 492’si çocuk, 209’u kadın toplam 3 bin 512 kişi ölmüş, 6 bin 500 kişi yaralanmıştır.
 
Suudiler neden Yemen’e saldırdı?
Osmanlı hâkimiyeti altında olan Yemen, Mondros Mütarekesi ile fiilen ve  Lozan Antlaşması ile de hukuken Osmanlı egemenliğinden çıkmış oldu. 1967 yılında İngiliz işgalinden kurtulan ülke Güney ve Kuzey olmak üzere ikiye bölündü. Ancak daha sonra tekrar birleşti. İnanç ve mezhep bağlamında Zeydi’ler ile Sünni Şafii Yemen halkı arasında, Vahhabizmin ülkeye sokulmasına kadar hiçbir sorun yaşanmamıştır. Biri birlerinin camisinde aynı safta namaz kılarlardı. Hatta bir Zeydi olan ünlü alim Mahammed Ali Şevkani’ni hem Şii hem Sünni’ler arasında büyük kabul görmüştür. Uzun lafın kısası, Suud’un tekfirci, Vahhabi fitnesi sokulmadan önce Yemen gerçekten de mezhebi ahengin ülkesi idi. 
 
1970’li yıllardan sonra Yemen Eğitim Bakanlığı’nın finanse bahanesiyle, petrodolarla birlikte tekfirci düşünce ve bugün de El-Kaide teröristleri Suudi Arabistan Krallığı tarafından Yemen’e sokulmuştur. 
Bütün iç kargaşa içerisinde Zeydi Husi’lerin istediği tek şey adilane yönetimdir. Bu nedenle de Ulusal Diyalog çağrısı yapmış, sonuç alınamayınca Hükümet ve meclis feshedilmiştir. 2 yıllık geçiş sürecinde Ulusal Geçiş Konseyi kurularak ülkenin eşit ve adil olarak yönetilmesinin yolları aranmıştır. Husi’ler bunu yaparken, temsil haklarından bile feragat etmiş ne hükümete, ne de diğer birimlere kendi adamlarını atamamışlardır. Bütün bunlara rağmen Suudiler tarafından dayatılan ve iş başına getirilen Mansur Hadi’nin görev süresi 2014 yılında dolmuş, 2015 Ocak ayında da istifasını açıklamıştı. Ancak Suudi Arabistan’ın baskısıyla istifasını geri alarak tekrar başa geçmek istemiştir. 
 
Suud ittifakı Şii’leştirme yalanı arkasında gerçekte İsrail çıkarlarına hizmet etmektedir. Çünkü Yemen’in kontrol ettiği kelime anlamı olarak "hüzün kapısı" demek olan Bab’ül Mendep Boğazı son derece önemli bir ticaret yoludur. Boğaz, Hint Okyanusu ile Güneydoğu Asya'yı Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz'e ve Avrupa'ya bağlamaktadır. Dünyada tankerle taşınan petrolün yaklaşık %8'i bu boğazdan geçmektedir. Ambargo altındaki Filistin’e ulaşan yardımların büyük kısmı bu deniz yoluyla gönderilmektedir.
Suud ittifakı Yemen’i bombalayarak, bir yandan Kerbela’da Hz.Hüseyin yanında şehit düşen kırk Yemen’liye duyduğu tarihi kini ortaya koymuş diğer yandan da İsrail ittifakı nedeniyle boğazın hakimiyetini ele geçirerek İsrail çıkarlarına olan hizmetini sürdürmeye devam etmiştir.
http://caferider.com.tr/suudiler-neden-yemene-saldirdi-_m3385.html