30-05-2016 tarihinde eklendi
ÜMMETİN KAHIRLI SANCISI MÜNAFIKLAR!


İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyuruyor; “Ey Allah’ın kulları sizlere Allah’dan korkmayı tavsiye ediyorum ve sizleri nifak ehlinden sakındırıyorum; Doğrusu onlar sapkındırlar ve saptırıcıdırlar, renkten renge girerler, çeşitli kıyafetlerde ve lisanlarda kendilerini gösterirler, her türlü vesileden yararlanırlar, her türlü şekilde sizi pusuya alırlar, kalpleri kötü, zahirleri iyidir, insanları aldatmak için sinsi hareket ederler, zahirde onların vasıfları devadır, sözleri şifadır, her hakkın karşısına bir batıl, her delilin karşısına bir şüphe, her yaşayanın karşısına bir katil, her kapıya bir anahtar çıkarırlar; onlar Şeytan’ın neferleri, cehennemin alevleridirler; onlar Şeytan’ın hizbidirler.” (Müstedrek-üs Sefinet-ülBihar, c.10, s.125)

Münafıkların zahirleri, dostlukları, sevgileri, misafirlikleri, övgüleri, takva ayağına yatmaları aldatıcıdır. Münafık denince akla, yüzüne bakar bakmaz sahteciliği anlaşılabilecek bir kişi gelmemelidir. Bu kişiler dış görünüş bakımından ihlaslı, samimi, muttaki insanlardan farklı olmayabilirler. Allah Kuran’da bu kişilerin konuşmalarının süslü olabileceğine dikkat çekmektedir; “Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.” (Münafikun Suresi, 4)

Münafıklar kibirlidirler. Oysa bir müminin en başta gelen özelliklerinden biri, tevazu sahibi olması, her zaman hata yapabileceğini kabul etmesi ve kendisine yapılan öğüt ve uyarılara da hemen uymasıdır. Zira Allah’uTeala Hz. İsa aleyhisselama şöyle buyuruyor; “Ya İsa… alçak gönüllülükte toprak gibi ol.”  Toprak bereket ve hayır kaynağıdır, toprak kendisindekileri örter. Münafık toprak gibi bir görüntü verse de, amelleri ve söylemleri ile ateş gibi hareket eder. Münafıklar son derece kibirli ve kendini beğenmiş bir mizaca sahiptirler. Onlara verilecek hiçbir öğüdün faydası olmaz, kabahat üstüne kabahat yaparlar ama kabahatlerini ve hatalarını asla kabul etmezler. Çok akıllı oldukları, her şeyin en iyisini bildikleri kanısındadırlar. Hatta Allah'ın iyi bir kulu olduklarını öne sürerler.

Kendilerini bütün ayıplardan, kusurlardan, hatalardan, uzak gördükleri için sahip oldukları karakter bozukluklarının, yaptıkları kötülüklerin ahirette nasıl bir karşılığı olabileceğine ihtimal bile vermezler. Müminler sürekli olarak hatalarını düzeltip, eksiklerini telafi ederek kendilerini geliştirirken, münafıklar bu sahtekâr hayatın içine daha da saplanırlar. Yapılan hatırlatma ve tavsiyelerden de faydalanamazlar. Münafıklar, kibirli oldukları için, müminleri daima küçümserler ve onları kendilerinden aşağı görürler.

Kalplerinde olmayanı söylerler. “Ya imamı zaman derler ama amelleri ile imamı zamanı üzerler…” Münafıklar, Müslüman kimliği altında kendini sezdirmeden adeta şeytana hizmet vermektedir. Nasıl ki şeytanın asıl amacı insanları kendi peşinden sürüklemekse, münafıklar da aynı düşünceyle Müslümanların arasında fitne yayarak insanları kendi peşlerinden sürüklemek için uğraşırlar.

Münafıklar Peygamber, Ehlibeyt, İmamı zaman derler ama asla O'nlara benzemezler. Nefislerini ilah edindikleri için emr-i İlahiye mugayir söz ve davranışlarda bulunurlar. Takvadan söz ederler, takvasızdırlar, ihlâstan söz ederler riyakârdırlar, ahlaktan söz ederler ahlaksızdırlar, birlik ve vahdetten söz ederler ayrıştırıcıdırlar, bozguncudurlar, taavundan-dayanışmadan söz ederler ama asla dayanışma içinde olmazlar, kıskançlığın çirkinliğinden söz ederler, kıskançtırlar, kinci olmanın mikrobundan söz ederler, kincidirler, sevgiden söz ederler, sevgisizdirler, gayretten söz ederler, tembeldirler, mektebe karşı yapılan hakaretlere sesleri çıkmaz ama sesleri çıkanlarla uğraşıp dururlar,  hizmetten söz ederler hizmet alanlarında çıkarı ön plana alırlar, adaletten söz ederler adil değildirler, hizmete kadir şinas olup hizmet sahibine destek olup teşekkür etmeyi Allah'a yapılan şükür olduğunu dile getirirler ama yapılan hizmet kendi hesaplarına ve çıkarlarına uyduğu takdirde kadir şinas olur, hizmete destek olur, hizmet sahibine teşekkür ederler. Kendilerini, yapılan hizmetlerde mihver olarak kabul ederler.

Nefsini ilâh edinen münafıklar din ağzı ile tatlı dilli konuşurlar. Oysa Allah-u Teâlâ Hadis-i kudsî'de şöyle buyuruyor: "Âhir zamanda öyle kimseler türeyecektir ki, bunlar dinlerini dünyalığa âlet edeceklerdir. İnsanlara karşı koyun postuna bürünmüş gibi yumuşak ve güzel huylu görünürler. Dilleri şekerden bile tatlıdır, amma kalpleri kurt gönlü gibidir."

Devam Edecek…

Selam ve dua ile…

http://caferider.com.tr/ummetin-kahirli-sancisi-munafiklar_m3372.html