23-09-2014 tarihinde eklendi
ABD, IŞİD, Suriye bataklığı ve türban
Türkiye nerede?

  "İnsanlar benim IŞİD konusunda yapacağım tavsiyeleri dinlemeli. Zira ben daha önce Irak'ta savaştım" diyor İngiltere eski Başbakanı Tony Blair.

Blair, İngiltere'yi ABD ile birlikte uydurma kitle imha silahları gerekeesiyle Irak'ta savaşa sokan başbakan olarak biliniyor. O yüzden de yeni bir savaşla ilgili yaptığı ve yapacağı yorumlar "biz senin ne mal olduğunu biliyoruz, aklını kendini sakla ve sus" minvalinde tepkilerle karşılaşıyor.

Blair, IŞİD belasından kurtulmak için havadan bombalamanın yeterli olmayacağını, kara operasyonunun da gerekli olduğunu söylüyor.

Blair'e karşı önyargılarımızdan arınmayı becerip de "söyleyene değil söylenene bak" diyen büyüklerimizi dinlersek, aslında hiç de haksız olmadığını görebiliyoruz.

Hava saldırıları sayesinde IŞİD'in güçlerini toparlayıp konvoylar halinde rahatça bir yerden diğerine gitmesi engellenecektir ama hava gücü ile küçük gruplar halindeki militanların yerel halk arasında barınması önlenemeyecektir.

IŞİD'in cephaneliklerini, silahlarını ve kışlalarını hedef alan yeni saldırılar şüphesiz zarar vermiştir. Ama aynı zamanda IŞİD militanlarının saklanmalarına, kendilerine yeni sığınaklar bulmalarına da neden olacaktır. Bu da Suriye'nin doğusundaki kent, kasaba ve köylerde sivil halkın arasına saklanmaları anlamına gelir. Böylece ABD ve müttefiklerinin masum sivilleri öldürmeyi göze alamayıp saldırmayacağını umacaktır.

Şimdi ABD'li üst düzey askeri yetkililer Obama'ya az sayıda ABD askerinin IŞİD'e karşı savaşmak üzere, en azından hava saldırılarına hedef belirlemede yardımcı olmak için bölgeye gönderilmesini salık veriyor.Ama, ABD'li bir yetkili Irak'ta IŞİD'e karşı kara savaşında asıl rolün Irak güçleri tarafından oynanacağını söylüyor. Suriye'de ise bu görevin "ılımlı" muhalif gruplara verilmesi öngörülüyor. ABD, 5 bin kişiden oluşan böyle bir grubu önümüzdeki yıl eğitmeyi amaçlıyor.

IŞİD'in 30 bin kişi olduğu tahmin edilen gücüne karşı 5 bin kişinin ne kadar başarılı olacağı şüpheli. Hem bu sayılar arasındaki dengesizlik hem de "ılımlı" muhaliflerin önümüzdeki yıl bu amaçla eğitilecek olması, Suriye'deki bataklığın en az bir kaç yıl daha kurutulamayacağı anlamına geliyor.

"Ilımlı" muhaliflerin eğitilmesi meselesi ise başlı başına bir bilmece. Modern zamanların ilk "mücahitleri"nin Batı tarafından yaratıldığı bir sır değil. İslam ideolojisine dayandırılan bu grupların ilki 1980'lerde Sovyetler'e karşı savaşmıştı.

Şimdi Google'a girin ve "CIA" ve "Çeçenistan" sözcüklerini yazın. CIA'nin Suudi Arabistan ile birlikte Çeçenistan'da Rusya'ya karşı savaşan grupları nasıl silahlandırıdığıyla ilgili çok sayıda haber ve analiz bulabilirsiniz. ABD tarihi bunlarla dolu.  ABD'nin dış politikası "Sonuca ulaşmak için her türlü araç mübahtır" prensibine dayanır. Kim menafaatine uygunsa onu finanse edip silahlandırır.

Suriye'de de durum farklı değil. Özgür Suriye Ordusu'ndan geriye fazla birşey kalmadı. O nedenle ABD'nin eğiteceği gruplara "ılımlı muhalifler" demek, biraz beyni olan herekese hakarettir. IŞİD gibi Irak'a açılma cüretini göstermeyen, kendi başına buyruk bağımsız bir devlet ilan etmeyen gruplar ne kadar aşırı olursa olsun ABD tarafından desteklenecektir.

Esad'ı destekleyen ya de mezhebi farklı olan Suriye vatandaşları, bu defa IŞİD tarafından değil de ABD'nin desteklediği bu "ılımlı" gruplar tarafından kesilecektir. Suudi Arabistan parayı basacak ABD'de, bu defa belki Türkiye'nin de katkılarıyla, bunları eğitecektir. Yani tarih tekerrür edecektir.
IŞİD'in Suudi, El Nusra'nın ise Katar kökenli ve destekli örgütler olduğunu biliyoruz. Bunların ikisi de Esad rejimini devirmek için kullanıldı. Türkiye bu gruplara katılan militanların gerek sınırdan geçişlerini kolaylaştırarak gerekse yaralılarını hastanelerde tedavi ederek katkıda bulundu.

Şimdi tepelerine bomba yağdırılan IŞİD'dan ayrılanlar olacaktır. Bu militanlar kim daha fazla para verirse o gruba katılacaktır. Her defasında Esad bu aşırı grupları tam yenilgiye uğratacakken esarengiz bir şekilde tekrar daha da güçlenerek geri döndüler.

Tüm bunlar olup biterken, sözde güçlü Türkiye nerede? IŞİD kapıya, on binlerce sığınmacı sınırlara dayanmış!  IŞİD'in elindeki rehinelerini diğer cihadçı grupların aracılığı sayesinde kurtaran Türkiye'nin şimdi daha önemli işleri var; türban mürban gibi.

Metin Güneş
CNN TÜRK Londra Temsilcisi

http://caferider.com.tr/abd-isid-suriye-batakligi-ve-turban_h12773.html